Çölün Kalbinden Gelen Hayat: Libya’nın Büyük Yapay Nehir Projesi

Libya’da gerçekleştirilen “Büyük Yapay Nehir Projesi” (GMMR), dünya genelinde en büyük sivil mühendislik ve sulama projelerinden biri olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 7 milyar dolarlık beşinci aşamasıyla kapasitesini artırmaya hazırlanan bu proje, 1953 yılında petrol arama faaliyetleri sırasında keşfedilen antik su rezervlerini kıyı şehirlerine taşımayı hedefliyor. Projenin beşinci aşamasının tamamlanmasına ise oldukça az bir süre kaldığı bildiriliyor.

Muammer Kaddafi, bu projeyi “dünyanın sekizinci harikası” olarak tanımlamıştı. Toplam bütçesi 25 milyar dolar olan projede, büyük ölçekli inşaat süreçlerinde dikkat çekici miktarda malzeme kullanıldı. Büyük Yapay Nehir İdaresi (GMMRA) verilerine göre, inşaatta yaklaşık 5 milyon ton çimento kullanılmasının yanı sıra, kullanılan çelik tellerin uzunluğu da dünyanın çevresini 280 kez sarmakta.

Projenin mevcut durumu ve kapasitesi hakkında Aralık 2025 itibarıyla elde edilen veriler şöyle: İşlevsel Hat Uzunluğu 1.750 mil (yaklaşık 2.816 km) ve yapım aşamasındaki hattın uzunluğu ise 2.485 mil (yaklaşık 4.000 km) olarak belirlenmiş. Günlük su kapasitesi ise 1,7 milyar galon seviyesinde. Bu projede su kaynağını, Libya, Mısır, Çad ve Sudan topraklarına yayılan Nubian Kumtaşı Akifer Sistemi (NSAS) oluşturuyor. Bu sistem, son buzul çağından kalma “fosil suları” içeriyor ve dünyanın en büyük yeraltı tatlı su rezervlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Projenin beşinci aşaması ile daha önce su ulaştırılamayan kırsal ve kuzey bölgelerine su götürülmesi planlanıyor. Ancak projenin sürdürülebilirliği konusunda birçok zorlukla karşılaşılıyor. 2011 yılında yaşanan iç savaş sonrasında kamu finansmanında kesintiler, enerji tedarik sorunları ve altyapı hasarları, projeyi zorlaştırıyor. Ayrıca, suyun üretim maliyeti ile tüketiciye sunulan fiyat arasındaki dengesizlik ekonomik bir tehdit oluştururken, kaynağın “yenilenemez” olması nedeniyle rezervlerin bu yüzyıl içerisinde tükenebileceği öngörülüyor. GMMRA, projenin Libya’nın içme, sulama ve sanayi suyu ihtiyacına yönelik “tek stratejik çözüm” olduğunu vurgulamaya devam ediyor.