Trump yönetiminin ikinci döneminin başlamasıyla birlikte, göçmenler ve özellikle Latin kökenlilere yönelik ICE (Göçmen ve Gümrük İdareleri) polislerinin tutuklamaları ülke gündeminde tartışma konusu oldu. Göçmenlere karşı sert bir tutum sergileyen Trump yönetimi, birçok eyalette geniş çaplı gözaltı operasyonları gerçekleştirdi. Minneapolis’te yapılan iki operasyonda iki kişinin hayatını kaybetmesi, özellikle 37 yaşındaki Renee Nicole Good’un öldürülmesi, kamuoyunda büyük bir infial yarattı. ICE polisleri, Good’u aracının içinde vurduktan sonra hayatını kaybetmesine sebep oldu. Bu olay, Trump yönetiminin hayatını kaybeden kadını suçlamasıyla daha da büyüyen bir tepki yarattı. Öte yandan, öldürülen iki kişinin de sabıka kaydı olmaması ve her ikisinin de ABD vatandaşı olması dikkat çekti.
**SKANDALIN YENİ BOYUTLARI**
ICE polislerinin tutuklama yöntemleri, üzerlerinde bulunan kameralar aracılığıyla ortaya çıkan görüntülerle daha da skandal boyutlara ulaştı. New York Times’ın Lighthouse Reports’tan elde ettiği 50 saatlik görüntüler, Latin kökenlilere yönelik tutuklamaların ırkçı bir tutum içinde gerçekleştirildiğini gözler önüne serdi. Görüntülerde, ICE polislerinin yol kenarında sürücüleri durdururken, beyaz Amerikalıları uyararak uzaklaştırdıkları, ancak Latin kökenli insanları hiçbir uyarıda bulunmadan tutukladıkları görüldü. ICE polislerinin, Latin kökenlilerin kimliklerini bile göstermeden gözaltına alınması ise dikkat çekici bir durum oldu.
Lighthouse Reports’un şubat ayında yayımladığı araştırmada, ABD’ye sığınma talebinde bulunan ve yasal olarak ülkede bulunan Venezuelalı Leugim Romero’nun ICE polisleri tarafından tutuklanarak sınır dışı edildiği belirtildi. Tutuklandığı sırada şiddete maruz kalan Romero’nun, Tren de Aragua çetesinin üyesi olmakla suçlandığı kaydedildi.
**POLİSLE İŞ BİRLİĞİ VE IRKÇILIK**
Tennessee’de ICE polislerinin otoyolda durdurma yapma yetkisi bulunmamakta, ancak yerel polislerin çeşitli bahanelerle araçları durdurduğu ve ICE polislerine yardımcı olduğu öğrenildi. ICE polislerinin yüzlerini maske ile gizledikleri ve sürücülerin camlarını açmamaları durumunda kullanmak üzere yanlarında çeşitli aletler ve silahlar bulundurdukları rapor edildi. Nashville’de ICE ajanlarının tutukladığı kişilerin büyük bir çoğunluğunun Latin kökenli olması, tutuklamaların ırksal temelli yapıldığını gösteren bir başka kanıt. Bir eyalet polisinin ICE ajanına “Bu bizim için yeterli. İngilizce bile konuşmuyor,” demesi, bu tutumun ne denli ırkçı bir zemin üzerine kurulu olduğunu gözler önüne serdi.