20 Mayıs 2026 tarihinde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e gerçekleştirdiği ziyaretin ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Pekin’e resmi bir ziyarette bulundu. Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasındaki önemli görüşme, ekonomi, enerji ve stratejik iş birliği konularında derinleşen ilişkilerin ön plana çıkmasıyla başladı. İki günlük bu ziyaret, dün gece Pekin’e ulaşan Putin’in Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi tarafından karşılanmasıyla başladı. Rus lider için Tiananmen Meydanı’nda düzenlenen resmi törenin ardından, Şi Cinping ile baş başa ve heyetler arası görüşmelere geçildi.
Putin’in bu ziyareti, Trump’ın 13-15 Mayıs tarihleri arasındaki Çin seyahatinin hemen ardından gelmesi dikkat çekti. Trump’ın programında tarihsel yerleri ziyaret ve özel buluşmalar yer alırken, Putin’in odak noktası resmi temaslar ve stratejik müzakereler oldu.
Ziyaret sırasında, ekonomi, enerji ve stratejik iş birliği konularında yaklaşık 40 iş birliği belgesinin imzalanması planlanıyor. Ukrayna savaşı sonrası Batı’nın uyguladığı yaptırımlar nedeniyle zor durumda kalan Rusya ve ABD ile müttefikleriyle gerilim yaşayan Çin’in son yıllarda ilişkilerini güçlendirdiği görülüyor.
İki ülke arasındaki ticaret hacmi son iki yılda 240 milyar doları aştı ve Rusya’nın ihraç ettiği petrol ve doğal gazın yarısının Çin tarafından alındığı belirtiliyor. İran’daki çatışmaların Hürmüz Boğazı’ndaki enerji akışını etkilediği göz önüne alındığında, Rusya’nın Çin için kritik bir enerji ortağı haline geldiği anlaşılmakta.
Putin’in bu ziyareti, liderin iktidarı döneminde Çin’e gerçekleştirdiği 25’inci ziyaret olarak kayıtlara geçti. Putin, yaptığı açıklamalarda Rusya-Çin ilişkilerinin “eşi benzeri görülmemiş bir seviyeye” ulaştığını belirtti ve iki ülkenin barış ile refah için ortak bir şekilde çalıştığını vurguladı. Çin ve Rusya arasındaki ilişkiler, “kapsamlı stratejik koordinasyon ortaklığı” olarak tanımlanırken, her iki ülke de Şanghay İşbirliği Örgütü ve BRICS gibi uluslararası platformlarda sıkı iş birliğini sürdürüyor.
